Ana içeriğe atla

Kral Oidipos ve Sfenks'in Hikayesi




Sfenks; Geçmişi oldukça eski zamanlara uzanan mitolojilerde, kendisinden bahsedilen hayali bir yaratıktır. Yunan mitolojisinde, insan başlı, aslan gövdeli, yılan kuyruklu, kuş gibi kanatlı bir yaratık olarak anlatılır. Sfenks, Antik Mısır da başta olmak üzere birçok eski çağ kültüründe mevcuttur. 

Antik Yunan'da sıkça anlatılan bir efsaneye göre, çok kötü kalpli olan Sfenks, Thebai şehri yakınlarında bir kayalığın üzerinde yaşar, bu şehre giden yolları gözler ve buradan geçen bütün yolcuları birer birer durdurarak onlara şu bilmeceyi sorardı:

"Sabahleyin dört ayağı üzerinde; öğleyin iki ayağı üzerinde; akşamleyin üç ayağı üzerinde yürüyen hayvan hangisidir?"

Sfenks bu bilmeyeceyi bilemeyenleri hemen yakalayıp yerdi. Sfenks, Thebai'lilerin başına adeta dert olmuştu ve yaratığın sorusuna kimse doğru cevap verememişti ta ki Oidipos'a kadar. Bir gün Kral Oidipos’un yolu Thebai şehrine düştü. Bu arada Thebai, Antik Yunanistan'da Boeotia bölgesinde kurulmuş bir kentti. Oidipos ise anlatılanlara göre bu kentin mitolojik kralı ve kahramanıdır. Gel zaman git zaman Oidipos oradan geçerken Sfenks, ona da aynı bilmeceyi sordu.

Oidipos: "Bu hayvan insandır" dedi. "çünkü insan, çocukken (ömrünün sabahında) elleri, ayakları üzerinde yürür; büyüdüğü zaman (ömrünün ortasında) iki ayağı üzerinde yürür, yaşlandığı zaman (ömrünün akşamında) ise iki ayağına yardımcı olarak bir de eline sopa alır" dedi.

Zekası ve bilgeliğiyle tanınan Oidipos böylece bilmeceyi çözdü. Bilmecesinin çözülmesi karşısında Sfenks o kadar kızdı ki bütün kuvvetiyle bağırıp çağırarak kendisini kayalıklardan aşağı attı ve sonunda öldü. Onun ölümü Thebai ahalisini güç bir beladan kurtarmıştı. Kent sakinleri, yaratığın ölüm haberini aldıklarında oldukça mutluydular ve ayrıca bu mutluluğu yaşamalarına yardımcı olan Oidipos'u da kentlerine kral tayin ettiler.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Eski Roma'da Toplumsal Sınıflar

Patriciouslar(Patriciler) : Antik Roma'da soylular ve aristokratlardan oluşan seçkinler sınıfıdır. Roma'daki idari makamların her zaman en önemli, en değerli üyeleri patricilerden seçilmiştir. Eski Roma'da başka bir toplumsal sınıf olan Plebler'in prestij ve kıdem olarak hep üzerinde yer almışlardır. Ancak Roma'da cumhuriyet döneminin(M.Ö. 509 - M.Ö. 27) sonlarına yaklaşıldığı dönemlerde Patriciler'in, Plebler'in üzerindeki bir takım üstünlüklerini kaybetmeye başladıklarını görmekteyiz. Bunu Pleblerin Roma'da sadece Patricilere layık görülen idari makamlara gelebilmeleriyle açıklayabiliriz. Örneğin; eyaletlerdeki mali durumlardan sorumlu olan Questor'luk makamı Pleblerin seçilmeyi hak ettikleri ilk önemli görev olarak sayılabilir. Çünkü Questor'luk Roma tarihinde çok köklü bir geçmişe sahiptir ve bu görevliler eyaletlerde toplanan paraların merkezi aktarılmasında doğrudan yetkili kişilerdir. Bilindiği üzere Roma merkezi otoritesi oldukça güçlü b…

Atilla'nın Doğu Roma İmparatorluğu Üzerine Yaptığı Seferler ve Antlaşmalar

Doğu Roma elçileri, Hun lideri Rua'yı Doğu Roma İmparatorluğu'na sefer yapmaktan vazgeçirmek adına imparator II. Theodosius tarafından o dönemki adıyla Konstantinopol'den gönderilmişlerdi. Lakin yolda Rua'nın ölüm haberini aldılar. Bu durum Konstantinopol'deki imparatorluk sarayında sevinçle karşılandı, hatta imparator yüceltildi. Fakat elçiler hazır yola çıkmışken yine de Hunlar ile görüşmek istediler ve yollarına devam ettiler. Hun bölgesine, Konstantia surları önüne geldiklerinde onları at üzerine başka bir Hun Başbuğu karşılıyordu. Bu yeni başbuğun adı Attila'ydı...
M.S. 434 yılında amcası ölen Attila, ağabeyi Bleda ile birlikte Hunlar'ın başına geçmişti. Hunları bu dönemde birlikte yönettikleri söylense de Attila'nın Bleda'ya oranla özellikle askeri ve idari konularda daha etkin olduğunu söylemek mümkündür. Konstantia surları önünde elçileri karşılayan Atilla kendinden emin ve mağrur görüntüsüyle Bizans elçilerine Hunlar'ın taleplerini bil…

Büyük Umutlar Kitap Özeti

Ünlü İngiliz Yazar Charles Dickens tarafından 19. yüzyıl İngiltere'sinin toplumsal yapısının başarıyla kaleme alındığı klasik bir eserdir Büyük Umutlar... Kitapta, romanın baş karakteri Philip(Pip)'in çevresinde gelişen olaylar bütünü aktarılmaktadır. Eserde, yazar tarafından 1800'lü yılların İngiltere'sinde zengin ile fakir arasındaki yaşamsal uçurum başarılı bir şekilde aktarılmıştır.
ÖZET
 Küçük Yaşta annesini ve babasını yitiren Pip, ablasının ve eniştesi olan John'un yanında büyümektedir. Pip'in ablası yazar tarafından karakter olarak son derece katı, sert bir kadın olarak tasvir edilmiştir. Ablanın aksine mesleği demirci Joe Gargery yani Pip'in eniştesi ise aşırı iyi kalpli ve yufka yürekli bir karakterdir. Pip, köylerindeki mezarlıkta karşılaştığı bir mahkuma yardım etmiştir. Ancak bu yardımın şekli biraz zoraki bir şekildedir. Küçük Pip'in o küçük haliyle hapishaneden kaçmış hayduta karşı gelmesi olanaksızdır. Fakat bu zoraki yardım ileride …