Ana içeriğe atla

Çay'ın keşfi




Çay, özellikle ülkemizde en fazla sevilen ve tüketilen içeceklerden birisidir. Bizler günün neredeyse her öğünü çay içiyoruz ve onu sevmeyenimiz de pek yoktur gerçekten. Fakat dünyada, her şeyin olduğu gibi çayın da bir tarihi vardır. İsterseniz bu yazıda tarihte çay nasıl bulunmuş ve neden içecek olarak kullanılmış kısaca bunlara bir göz atalım. 

Çay, ilk kez M.Ö. 2737 yılında Çin'de keşfedilmiştir. Efsaneye göre Çin İmparatoru Shen Nung dinlenmeye çekildiği bir sırada hizmetlilerinden birisini yanına çağırmış ve su kaynatılmasını emretmiştir. Bunun üzerine görevli hemen bir köşede su kaynatmaya başlamıştır. Bu esnada esen rüzgarın da etkisiyle ağaçtaki yapraklardan birkaçı sessizce süzülmüş ve üstü açık bir kapta kaynamakta olan suyun içerisine düşmüştür. Etrafa yayılan güzel kokuyu beğenen imparator, renk değiştirmiş olan suyun da tadına bakmış ve hayatımızın temel içeceklerinden biri haline gelen, sofralarımızın ve sohbetlerimizin olmazsa olmazı çay, böylelikle ilk kez Çin'de kullanılmaya başlanmıştır. Daha sonra ise zaman içerisinde dünyaya yayılmıştır.

Çin'in güney, doğu ve güneydoğusu bol yağış bırakan muson ikliminin etkisindedir. Çay üretiminde bölgenin yağış miktarı önemli olduğundan bu durum Çin'de çay üretimine de olumlu yansımıştır. Ayrıca çay kültürü Çin'de önemli bir yere sahiptir ve bizdekinden daha eski bir geçmişe sahip olduğu kesindir. Bu yönleriyle çayın, dünyadaki bilinirliği de fazladır. 

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Eski Roma'da Toplumsal Sınıflar

Patriciouslar(Patriciler) : Antik Roma'da soylular ve aristokratlardan oluşan seçkinler sınıfıdır. Roma'daki idari makamların her zaman en önemli, en değerli üyeleri patricilerden seçilmiştir. Eski Roma'da başka bir toplumsal sınıf olan Plebler'in prestij ve kıdem olarak hep üzerinde yer almışlardır. Ancak Roma'da cumhuriyet döneminin(M.Ö. 509 - M.Ö. 27) sonlarına yaklaşıldığı dönemlerde Patriciler'in, Plebler'in üzerindeki bir takım üstünlüklerini kaybetmeye başladıklarını görmekteyiz. Bunu Pleblerin Roma'da sadece Patricilere layık görülen idari makamlara gelebilmeleriyle açıklayabiliriz. Örneğin; eyaletlerdeki mali durumlardan sorumlu olan Questor'luk makamı Pleblerin seçilmeyi hak ettikleri ilk önemli görev olarak sayılabilir. Çünkü Questor'luk Roma tarihinde çok köklü bir geçmişe sahiptir ve bu görevliler eyaletlerde toplanan paraların merkezi aktarılmasında doğrudan yetkili kişilerdir. Bilindiği üzere Roma merkezi otoritesi oldukça güçlü b…

Atilla'nın Doğu Roma İmparatorluğu Üzerine Yaptığı Seferler ve Antlaşmalar

Doğu Roma elçileri, Hun lideri Rua'yı Doğu Roma İmparatorluğu'na sefer yapmaktan vazgeçirmek adına imparator II. Theodosius tarafından o dönemki adıyla Konstantinopol'den gönderilmişlerdi. Lakin yolda Rua'nın ölüm haberini aldılar. Bu durum Konstantinopol'deki imparatorluk sarayında sevinçle karşılandı, hatta imparator yüceltildi. Fakat elçiler hazır yola çıkmışken yine de Hunlar ile görüşmek istediler ve yollarına devam ettiler. Hun bölgesine, Konstantia surları önüne geldiklerinde onları at üzerine başka bir Hun Başbuğu karşılıyordu. Bu yeni başbuğun adı Attila'ydı...
M.S. 434 yılında amcası ölen Attila, ağabeyi Bleda ile birlikte Hunlar'ın başına geçmişti. Hunları bu dönemde birlikte yönettikleri söylense de Attila'nın Bleda'ya oranla özellikle askeri ve idari konularda daha etkin olduğunu söylemek mümkündür. Konstantia surları önünde elçileri karşılayan Atilla kendinden emin ve mağrur görüntüsüyle Bizans elçilerine Hunlar'ın taleplerini bil…

Büyük Umutlar Kitap Özeti

Ünlü İngiliz Yazar Charles Dickens tarafından 19. yüzyıl İngiltere'sinin toplumsal yapısının başarıyla kaleme alındığı klasik bir eserdir Büyük Umutlar... Kitapta, romanın baş karakteri Philip(Pip)'in çevresinde gelişen olaylar bütünü aktarılmaktadır. Eserde, yazar tarafından 1800'lü yılların İngiltere'sinde zengin ile fakir arasındaki yaşamsal uçurum başarılı bir şekilde aktarılmıştır.
ÖZET
 Küçük Yaşta annesini ve babasını yitiren Pip, ablasının ve eniştesi olan John'un yanında büyümektedir. Pip'in ablası yazar tarafından karakter olarak son derece katı, sert bir kadın olarak tasvir edilmiştir. Ablanın aksine mesleği demirci Joe Gargery yani Pip'in eniştesi ise aşırı iyi kalpli ve yufka yürekli bir karakterdir. Pip, köylerindeki mezarlıkta karşılaştığı bir mahkuma yardım etmiştir. Ancak bu yardımın şekli biraz zoraki bir şekildedir. Küçük Pip'in o küçük haliyle hapishaneden kaçmış hayduta karşı gelmesi olanaksızdır. Fakat bu zoraki yardım ileride …