Kayıtlar

Eski Roma'nın Ortaçağ Avrupa'sına Bir Takım Etkileri

Resim
Batı Roma İmparatorluğu M.S. 476'da yıkıldıktan sonra, pek çok tarihçiye göre antik çağ sona ermiş ve Avrupa'nın içerisinde karanlık bir dönemi yaşadığı orta çağ yaşanmaya başlamıştır. Bu yeni tarihi dönem ile birlikte, görkemli Eski Batı Roma İmparatorluğu'nun kalıntılarının üzerinde artık yeni medeniyetler ve krallıklar yükselmeye başlamıştır. Bu dönemde, Avrupa'nın siyasi ve etnik yapısında önemli değişiklikler olmuş ve deyim yerindeyse kıtanın bugünkü siyasi yapısının temelleri bu dönemde oluşmaya devam etmiştir. Bu süreç aslında, M.S. 4. yüzyılın sonlarına doğru yaşanmaya başlayan, büyük Kavimler Göçü hadisesiyle başlamıştır. 
Zengin bir geçmişe sahip, Roma medeniyetinin Ortaçağ Avrupa'sına en önemli etkilerinden biri siyasi alanda olmuştur. Buna göre, Roma sonrasında Avrupa'da kurulan birçok krallıkta ve hükümdarda Roma'nın mirasını devam ettirme ve bir anlamda onun yerini alma arzusu görülmüştür. Bunlardan belki de ilki ve de en önemlilerinden biris…

Antik Dönemin Efsanevi Savaşçı Kadınları "Amazonlar"

Resim
Antik dünya içerisinde pek çok gizemi barındırır. Nice topluluklar bu dönemde var olmuşlar, gelişmişler ve sonrasında da talihsiz bir şekilde yok olmuşlardır. Birçoklarının nasıl yaşadıkları ve aynı şekilde nasıl yok oldukları da hep merak edilen bir konu olmuştur. Antik dönemin önemli topluluklarından birisi de, savaşçılıkları ve acımasız oluşlarıyla ün salmış olan, Amazon kadınlarıydı. Bu yazının konusunu, kadim zamanların bu efsanevi kadın savaşçıları oluşturmaktadır.
Amazon kadınlarının antik dönemde, bugünkü Anadolu'nun Karadeniz Bölgesi civarında yaşadıkları bilinmektedir. Amazonların kökenleri ve nereden geldikleri konusunda pek çok tartışma vardır. Ancak bu konuda doğruluğu kesin olan bir görüş yoktur. Ancak çokça söylenen bir ifadeye göre, Amazonların Orta Asya kökenli oldukları belirtilmektedir. Bu tez aslında Anadolu'da veya Mezopotamya'da yaşamış eski uygarlıkların pek çoğu için söylenir. Bu medeniyetlerin kökenlerini araştırma aşamasında, bunların aslında Ort…

19. yy.'ın İkinci Yarısında Başbakan Otto V. Bismarck Eliyle Şekillenen Alman Siyasi Politikası

Resim
Otto Von Bismarck, Alman tarihinin en önemli şahsiyetlerinden birisidir. Onun dönemi(1862-1890) Almanya'nın siyasi birliğini tamamladığı ve aynı zamanda bölgesinde dikkate değer bir güç kazandığı etkili bir dönem olmuştur. Bismarck döneminin önemi, aslında sadece Almanya ile sınırlı değil, ayrıca 19. yüzyıl ikinci yarısının tüm Avrupa siyaseti için de geçerli olmuştur.
Bismarck, 1 Nisan 1815 yılında Prusya'nın Branderburg bölgesinde doğdu. Büyük toprak sahibi, zengin bir aileden gelen Bismarck, Gottingen Üniversitesi'nde hukuk eğitimi gördü. Ailesi bir "Junker" yani "toprak sahibi, bir Alman asilzadesi" olan Bismarck'ın heybetli bir görüntüsü vardı. Siyasi yaşama atılması ise, 1847 yılında Federal Meclis'e girmesiyle oldu. Monarşiye ve eski devlet göreneklerine bağlı olduğundan, 1848 ihtilalleri sırasında Berlin'deki isyanların zor kullanılarak bastırılmasını savundu. Bu dönemde Alman siyasetinde etkisini yavaş yavaş hissettirmeye başlayan …

Kendimden Birkaç Söz...

Resim
Samimiyet öyle bir şeydir ki, en hüzünlü anlarda bile bilhassa sevdiğiniz kişiden onun ufak bir parçasını hissedebilirsiniz. İşte o anda kalbinizde meydana gelen mutluluk ve huzura hiçbir paha biçilemez.
İnsan, yaşamının her anıyla her saniyesiyle özgür olmalıdır. Hayatını etkileyecek kararları sadece kendisi vermelidir. Eğer bu şekilde yapmazsa, başkalarının kurguladığı bir hayatın kuklası olur sadece.
Hiçbir maddi zenginlik, gerçek bir sevginin hissettirebileceği mutlulukla boy ölçüşemez.
Eğer aklınız kalbinize muhalefet etmiyorsa, atacağınız bir adım ile dileğinizin karşılık göreceğinden ümitli olabilirsiniz. Fakat aklınız kalbinize muhalif olduğunda, sadece aklınızı dinlemeniz ve o adımı atmamanız sizler için daha iyi olacaktır.
Kimse kimseyi boş yere sevmiyor.
İnsanın özgür olmadan mutlu yaşayabilmesi mümkün değildir. Gerçekten yaşamak demek, ancak özgür olmakla mümkündür.

Samimiyet, insan olmanın bir gereğidir.
Paranın, gösterişin ve şöhretin, gerçek düşünür ve sanatkarlar için…

Tarihte Göçebe ve Şehirli Toplulukların Arasındaki Bir Takım Farklar

Resim
Tarihte insanlar, genellikle göçebe ve şehirli olmak üzere iki şekilde yaşamışlardır. Bu ayrımda bir topluluğun, bir bölgede yerleşik olup olmadığı ya da sürekli göç eder bir halde mi olduğu, o toplumun yerleşik mi yoksa göçebe mi yaşadığı sorusuna her zaman cevap vermiştir. 
Geçmişte çeşitli sebeplerle bir yerden bir yere göç eden insanların oluşturduğu topluluğa genel tabiriyle "göçebe" denirken, yerleşik yani şehirleşmiş bir yapıda yaşamlarını sürdürenlere ise "şehirli" denirdi. Tabi bunların dışında bir de "yarı göçebe" yaşam tarzı vardır ki, bu tam da bilhassa islam öncesi Türk boylarının yaşam biçimlerini ifade ediyordu. İslami dönemde de, özellikle bozkır sahasındaki Türkler'in, bu yaşam biçimini coğrafi ve iklimsel sebeplerden dolayı mecburen de olsa sürdürdüklerini bilmekteyiz. Batıdaki "nomad" tabiri bu göçebe yaşam tarzını kapsar, ancak bu tabir eski Türkleri anlatmaz, çünkü burada asıl kastedilen sürekli göç eden doğu toplulukla…

Mitoloji'de Sağlık ve Hekimliğin Tanrısı Asklepios

Resim
Asklepios, Antik Yunan medeniyetinde hastalıkların tedavi edilmesi konusunda oldukça yetkin görülen önemli bir simaydı. Eski Yunanlılar bu nedenle ona sağlık tanrısı ünvanını verdiler ve Asklepios, antik dönem tedavi merkezlerinin önemli sembollerinden birisi oldu. Onun ilmine ve irfanına gösterilen saygı, Helen ulusu kadar Romalılar için de aynıydı. Onun şöhreti eski zamanları da aşarak günümüze kadar ulaştı. Nitekim Asklepios'un simgelerinden biri olan, yılanla sarılmış asası bugün de hekimliğin önemli bir sembolüdür. 
Asklepios, sanatın ve müziğin tanrısı Apollon'un oğludur. Onun antik dönemdeki en büyük popülerliği, bilindiği üzere sağlık ve hekimliğin tanrısı olmasıyla alakalıydı. Asklepios'un annesi ise anlatılanlara göre, Teselya kralı Phlegyas'ın kızı Koronis'tir. Asklepios'un annesi onu doğururken ölmüş, babası Apollon da onu yetiştirmesi için Kentauris Kheiron'un yanına vermiştir. Yine mitolojiye göre Kheiron, sentor olarak da bilinen yarı at, ya…

Roma Siyasi Yayılmacılığı'nın Halef Krallıklar Karşısındaki Genişleme Politikası

Resim
Roma, antik dönemin en muazzam uygarlıklarından biriydi. Ufak bir köyden, zamanla üç kıtaya yayılan siyasi gücü, belli bir dönem sonra tersine döndü ve Roma'nın kudretli yükselişi kadar çöküşü de büyük etkiler bıraktı. Romalıların siyasi ve askeri güçleri, özellikle cumhuriyetin sonları ve imparatorluk döneminin ilk asrında oldukça iyi seviyelerdeydi. Fakat Roma, çoğu kez sınırlarını genişletirken doğrudan askeri gücüne ihtiyaç duymadı. Bazı durumlarda, akıllıca şekillendirilmiş bir siyasi politikanın yanında, diplomatik becerilerini de iyi kullandı. Bu durumu Roma'nın, Büyük İskender'ın ardılı halef krallıklar üzerindeki siyasi hareketlerinde güzel bir biçimde görebiliriz.
İskender sonrası, onun muazzam imparatorluğu generalleri arasında paylaşılmıştı. Onun devleti üzerinde pek çok hellenistik krallık kuruldu. Ayrıca yeni kurulan bu krallıklar arasında bir işbirliği de yoktu. Bundan ziyade sürekli birbirlerinin açıklarını kollar bir vaziyette bekleyip, aralarında zaman z…