Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Öne Çıkan Yazım

Napolyon'u Başarısızlığa Götüren Yol...

Tarih boyunca yaşamış pek çok önemli komutan ve devlet adamı sayabiliriz. Bu sayabileceğimiz isimler arasında şüphesiz Napolyon'da olacaktır. O, halktan gördüğü destek ve çevre ülkeleri işgal etmek konusunda gösterdiği cüret ile kendisini bir imparator olarak görmekteydi. Hem de bunu 1789'da yani krallığın yıkılarak cumhuriyetin, eşitliğin getirildiği devrimden çok da uzak sayılmayacak bir zamanda 19. yy'ın başlarından itibaren yapmaya başladı. Onun hareketleri; eşitlik ve demokrasiden ziyade, kendi gücünü tüm dünyaya kabul ettirebilme çizgisinde ilerliyordu. Belki de onun sonunu hazırlayan da bu olmuştu.
Napolyon'un dünyada Fransa adına yeni ekonomik çıkarımlar elde etmek istemesinin en büyük nedeni; devrimden önce, ülkesinin 1756-1763 yılları arasındaki "7 yıl Savaşları"nda Kuzey Amerika ve Hindistan'daki sömürgelerini İngiltere'ye devrederek buradan sağlanan ekonomik gelirlerin kaybedilmesiydi. Burada yaşanan ekonomik kayıplar Fransa'da halkta…
En son yayınlar

Hayattaki İyi Şeyler ve Kötü Şeyler Üzerine...

İyi ve kötü kavramları yaşamımızın önemli birer parçasıdırlar. Özellikle kötülük, çağlar boyunca insanlığın en büyük yaşamsal problemi olmuştur. Kimisi otoritesini korumak için kötü olmuş, kimisi de birilerinin üzerinde otorite kurabilmek için. Daha bahsedilebilecek nice kötülük türü var elbet, ancak nedense dünya kurulduğundan beri kötülükler çoğunlukla iyi şeylere hep üstün gelmişler. Mesela tarihteki savaşlar, isyanlar ve siyasi entrikalar hep böyledir. Yani bunlar içerisinde çoğunlukla pek çok kötülüğü ve kederi barındırırlar. 
Neolitik (Yeni/Cilalı) dönemde insanlar mağalardan çıkıp, tarımla uğraşmaya başlamışlar ve yerleşik hayata geçmişlerdir. Bir anlamda tüketiciliğin yanına üreticilik olgusu da eklenmiş ve bununla birlikte farklı bir şey de olmuş insan hayatında. İnsanlar bu yerleşik düzende kendilerine ait özel alanlar inşa etmişler ve burası benim diyerek diğer insanları kendi haklarına saygı duymaya zorlamışlardır. Halbuki diğer insanlar buna karşı çıksa belki özel mülkiy…

Türkopol Nedir, Özellikleri Nelerdir?

Türkopol, yunancada "Türk Oğulları" anlamına gelmektedir. Bu terim, özellikle 11, 12 ve 13. yy.'larda Bizans ve Haçlı ordusunda yer almış olan hafif Türk süvari birliklerini ifade etmek için kullanılmıştır. Büyük Yunan Ansiklopedisi'nde Türkopoller'in Bizans ordusunda ilk olarak Aleksios Kommenos döneminde 1097 İznik Kuşatması sırasında yer aldıkları belirtilmektedir. 
Türklerin savaş sanatındaki kabiliyetleri, at üzerindeki hızları ve yine at üstündeki ok atma kabiliyetleri, başta Doğu Roma (Bizans) olmak üzere pek çok batılı devleti etkiliyordu. Bu sebeple başta Bizans olmak üzere, 11. yy.'ın sonlarında batıdan kutsal toprakları ele geçirmek için gelen Haçlılar da bu adına "Türkopol" denen birliklere kendi ordularında yer vermeye başladılar. Bu askerler savaşlarda ağır zırhlı haçlı şovalyelerine göre daha hızlıydılar ve bu nedenle müslümanlar ile yapılan muharebelerde Haçlılar'ın ağır kalma problemini gidermiş oluyorlardı. Haçlılar, Türkopoll…

Roma İmparatorluğu'nda Tetrarşi'nin Kurulması

Tetrarşi, Roma İmparatorluğu'nda M.S. 3. yy.'ın sonlarına doğru uygulanmaya başlamış bir yönetim biçimidir. Buna göre; imparatorluk idari açıdan ikiye ayrılmış ve her birinin başında "Augustus" ünvanlı iki farklı imparator hüküm sürer hale gelmiştir. Bu imparatorların ayrıca "Caesar" ünvanına sahip veliahtları da bulunuyordu. Romalıların böyle bir girişimde bulunmalarının en önemli sebebi oldukça geniş sınırları kapsayan toprakları ellerinde tutabilmek ve bunların yönetimini kolaylaştırabilmekti. 
Özellikle M.S. 3. yüzyıl boyunca yaşanan iç isyanlar ve savaşlar, imparatorluğu eski gücünden düşürmüştü. Bu noktada M.S. 284 ve M.S. 305 yılları arasında hüküm sürmüş reformcu bir impatarator olan Diocletianus, Roma'da bu yeni siyasi yapılanmayı başlattı. Bu imparator, ayrıca bazı geniş eyaletleri parçalara bölerek, bunları küçültmüştür. Bu değişikliğin de idari kaynaklı olduğu düşünülmektedir. Diocletian, aynı zamanda M.S. 284'te imparatorların muhafızl…

Tarihteki En Büyük Roma Düşmanı, Kartacalı Hannibal Barca

Tarihte pek çok önemli komutan ve askeri stratejist yaşamıştır. Kartacalı Hannibal Barca da bunlardan birisidir. Eski Roma'nın en azılı düşmanlarından biri olan Hannibal, Roma baskısına karşı direnmiş ve hiçbir zaman da Romalılara teslim olmamıştır. Onun Afrika'dan getirttiği savaş fillerini soğuk ve engebeli Alp'lerden geçirebilmesi bile başlı başına bir olaydır. İtalya'yı istilası ise Romalılar için oldukça sarsıcı olmuş, fakat Roma kentini alamadığı için Hannibal'in İtalya macerası istediği gibi bitmemiştir. Ancak yine de Hannibal ismi Romalılar için çok şey ifade eder. Tıpkı Epir Kralı Phyros ve Pontus kralı VI. Mithridates Eupator gibi... Hannibal de bu krallar gibi Roma emperyalizmine karşı durdu.
Hannibal, M.Ö. 247'de doğdu ve çocukluğundan itibaren tam bir Roma düşmanı olarak büyüdü. Onun bu düşmanlığı, babası Hamilcar Barca'dan edindiği bilinir. Çünkü kaybedilen ilk Kartaca Savaşı'nda Kartacalıların başında Hamilcar Barca bulunuyordu. Hamilcar…

Kral Oidipos ve Sfenks'in Hikayesi

Sfenks; Geçmişi oldukça eski zamanlara uzanan mitolojilerde, kendisinden bahsedilen hayali bir yaratıktır. Yunan mitolojisinde, insan başlı, aslan gövdeli, yılan kuyruklu, kuş gibi kanatlı bir yaratık olarak anlatılır. Sfenks, Antik Mısır da başta olmak üzere birçok eski çağ kültüründe mevcuttur. 
Antik Yunan'da sıkça anlatılan bir efsaneye göre, çok kötü kalpli olan Sfenks, Thebai şehri yakınlarında bir kayalığın üzerinde yaşar, bu şehre giden yolları gözler ve buradan geçen bütün yolcuları birer birer durdurarak onlara şu bilmeceyi sorardı:
"Sabahleyin dört ayağı üzerinde; öğleyin iki ayağı üzerinde; akşamleyin üç ayağı üzerinde yürüyen hayvan hangisidir?"
Sfenks bu bilmeyeceyi bilemeyenleri hemen yakalayıp yerdi. Sfenks, Thebai'lilerin başına adeta dert olmuştu ve yaratığın sorusuna kimse doğru cevap verememişti ta ki Oidipos'a kadar. Bir gün Kral Oidipos’un yolu Thebai şehrine düştü. Bu arada Thebai, Antik Yunanistan'da Boeotia bölgesinde kurulmuş bir ke…

Eski Roma'da İmparatorların Koruyucuları, Praetorian Muhafızları

Eski Roma'da M.Ö. 27'de imparatorluğa geçilmesinin ardından ilk imparator Augustus'tan itibaren imparatorların siyasetteki ağırlıkları daha fazlaydı. Tabi bu durum siyasi kararlarda en yetkili mevkide bulunan imparatorları risk altında bırakabiliyordu. Mesela nüfuzlu bir senato üyesi veya Roma ordusunda saygı gören bir komutan, imparatorun kararlarından memnun olmayıp, onun aleyhinde bir takım faaliyetlerde bulunabiliyordu. Bu eylemler, imparatora suikast teşebbüslerine kadar varabiliyordu. İşte bu noktada imparatorları bu zararlı eylemlerden korumak için devreye onların şahsi korumaları yani praetorian muhafızları giriyordu. Bunlar hem sivil yaşamda, hem siyasette hem de savaş alanlarında imparatorların güvenliklerini sağlamakla görevliydiler. 
Bu muhafız birliğinin başındaki kimselere ise Eski Roma'da "Praetor Prefectus" denirdi. Bu adamlar muhafız birliklerine liderlik etmekle görevliydiler. İlk imparator Augustus döneminde imparatora son derece bağlı ola…

Kısaca Eski Mezopotamya Medeniyeti Üzerine Düşüncelerim

Eski Mezopotamya sahip olduğu kültürel ve sanatsal özellikleriyle çok değerli bir birikime sahiptir. Tarihte ilk önemli medeniyetlerin yeşerdiği bu kadim coğrafya; yazı, hukuk, ekonomi, tarım, astronomi ve şehir planlamacılığı gibi konularda daha önceki dönemlerde görülmemiş teknolojik gelişmelerle kendisini ön plana çıkarmıştır. M.Ö. 3200'lerde Sümerliler tarafından bulunan çivi yazısı sayesinde yazı öncesi yani Prehistorik (tarihöncesi) dönemler son bulmuş ve böylelikle tarihi çağlara girilmiştir. Sümerler'in kurdukları medeniyetin tarihinin M.Ö. 4000'lerde başladığı bilinmektir ve bölgedeki siyasi varlıkları da M.Ö. 2000'e kadar uzanmaktadır. Sümerler'den sonra Ön Asya'da Akkad, Babil, Assur ve Elam gibi büyük kavimler yerleşmişler ve gelişmişlerdir. 
Mezopotamya tarihteki ilk kanunların ve reformların yapıldığı önemli bir coğrafyadır. Ünlü Babil kralı Hammurabi'nin kanunları bu anlamda hem kendi çağında hem de sonrasında fazlasıyla popüler olmuştur. Me…