Kayıtlar

Yunan Mitolojisi Hakkındaki Düşüncelerim

Resim
Yunan mitolojisi, eski çok tanrılı dinlerin pek çoğunda olduğu gibi birçok tanrı ve tanrıçayı bünyesinde barındırır. Bu tanrı ve tanrıçaların hemen her birinin olağanüstü güçleri ve aynı şekilde evrende bir görevleri vardır. 
Eski Yunanlılar, tanrılarını insan biçiminde tasvir etmişler ve her birine insansı özellikler katmışlardır. Mesela Zeus'un eşi olan Hera'nın kıskançlığı, Zeus'un tanrılar içerisinde her zaman otoritesini korumak istemesi yani bir nevi güç sevdalısı olması, Apollon'un müziğe düşkünlüğü, Afrodit'in güzelliği... Tüm bunlar günümüzde bile insanların sahip oldukları, yaşadıkları bir takım duygu ve özelliklerdir. Mesela çokça duyarız birbirlerini kıskanan insanları veya güçlü olmak isteyen, sürekli insanlar üzerinde otorite oluşturmak isteyen kimseleri ve dahi müzikte iyi olan insanları hep duyuyoruz. Belki de bugünkü Yunanlıların antik dönemlerde yaşayan ataları, kendi duygularını bir nevi tasvir ettikleri üstün varlıkların karakter yapılarına emp…

Hepimizin Bir Hayali Olmalı...

Resim
Hayaller yaşamımızı anlamlı kılan önemli bir unsurdur. Hayal etmeden başarılmaz söylemi doğrudur bir yerde. Çünkü insanlar hayallerinde kendilerini olmak istedikleri yerde, yani daha açık olarak başarılı bir kimse olarak düşlerler. Hemen hemen herkesin gerek kendi ve gerek de yakınları hakkındaki temennileri bu yöndedir. Kimse kendisi hakkında gelecekte olması imkansız bir hayali zihninde meydana getirmez herhalde. Hayaller, yaşamın gerçekleri ile paralel olduğu sürece kişi bu noktada mutlu olabilir. Her şeyin bir ölçüsü olduğu gibi hayal kurmanın da bir ölçüsü vardır tabi. 
Hayal kurarken belki de en güzeli insanın özgür oluşudur. Birçok insanın imkanları diğerlerine göre iyi olmayabiliyor ne yazık ki fakat hayaller pek imkan veya maddiyat tanımıyor aslında. Ya da bir toplum hayal edin ve o toplumda yaşayan insanlar üzerinde devlet, din veya gelenek baskıları mevcut olsun. Böyle bir toplumda yaşamanın zorluğu herkesçe malumdur. Ancak öyle bile olsa insanın zihnindeki hayallere kim e…

Kral Mausolos'un Mezarı (Halikarnas Mozolesi)

Resim
Halikarnassos (Bodrum) Mozolesi, Kral Mausolos adına eşi ve ayrıca kız kardeşi olan Kraliçe Artemisia tarafından M.Ö. 4. yy.'ın ortalarına doğru yaptırılmış devasa bir anıt mezardır. Mozole, dünyanın yedi harikasından biri olup, yapıldığı dönemde oldukça güzel bir görüntüye sahipti. Yapının kolonları antik Yunan tarzındayken, çatısı ise Mısır'daki piramitleri andırıyordu. Bu özelliği ile Mozole, Antik Yunan ve Mısır mimarilerinden özellikler yansıtıyor ve yapısında bu iki kültürün bir nevi kaynaşmasını da sağlıyordu.
Yapı, büyük ve özel görünümden dolayı sonraki benzer eserlere de "mozole" denmesini sağladı. Mozolenin inşasında zamanın ünlü heykeltraşları; Leochares, Bryaxis, Scopas ve Timotheus'un yanı sıra yüzlerce işçi çalışmıştır. Bu anlamda Artemisia, bu projenin büyük destekçisi olmuştur. Halikarnas Mozolesi, yaklaşık 1500 yıl sağlam bir şekilde ayakta kalmış ancak sonrasında bölgedeki depremler dolayısıyla günümüze sağlam bir şekilde ulaşamamıştır. Mozole…

İlyada ve Odysseia'nın Yazarı, Homeros'un Hayatı

Resim
Homeros, Antik Yunan tarihi hakkında bilgi veren en eski kaynaklardan birisidir. Vermiş olduğu bilgiler düz yazı olmayıp, nazım şeklinde olsa da Homeros, hem Eski Yunan'da hem de günümüzde önemli bir tarihsel figür olarak kabul görmektedir. Tarih konusunda anlattıkları mitolojik ve destansı olaylardan ibaret olsa da tarihte Truva Savaşı olarak bildiğimiz savaştan ilk olarak Homeros bahsetmektedir. Kör bir ozan (rhapsados) olduğu da söylenen Homeros, ayrıca Epos adı verilen kahramanlık destanı türünün antik zamanlardaki en iyi temsilciydi. Bu türün en fazla gelişmiş olduğu bölge ise, o dönemlerde Batı Anadolu'ydu.
Homeros'un yaşamı hakkında çok detaylı bilgi olmamasına rağmen onun, M.Ö. 8.'ın ortalarında yani M.Ö. 750'lerde yaşadığı tahmin edilmektedir. Onun yurdu olduğu düşünülen şehirler arasında iki önemli aday vardır. Bunlar Smyrna (Eski İzmir) ve Khios'tur (Sakız Adası). Günümüze kadar fazlaca benimsenmiş bir görüş ise, ozanın Batı Anadolu'da İonia böl…

Roma Senatosu'nun (SPQR) Yapısı ve Özellikleri

Resim
Roma senatosu, Roma tarihinin en önemli parçalarından, Roma'yı deyim yerindeyse Roma yapan değerlerden birisidir. SPQR... Bu kelimeyi bir filmde askerlerin taşıdığı bir sancak üzerinde veya tarih konulu bir oyunda görmüşüzdür. Kelimenin açılımı "Senatus Populusque Romanus" şeklinde olup, Türkçesi "Roma Senatosu ve Halkı" anlamına gelmektedir. SPQR, Roma senatosunun bir sembolü, bir logosu niteliğindeydi.
Latince'de "senex" diye bir kelime vardır. Bu kelimenin Türkçesi ise "yaşlı" manasına gelir. Roma'da senatoda yer alan senatorler, otuz yaşın üzerinde çoğunlukla da yaşlı insanlardı. Maddi olarak da zengin olan bu üyeler, bunun da etkisiyle Roma toplumunda ayrıcalıklı bir konuma sahiptiler. Roma tarihinin özellikle ilk dönemlerinde Senato üyeleri hep Patriciler'den seçilirdi. Roma toplumunda Patriciler, sosyal sınıflar içerisinde en üst noktada yer alan asilleri ifade ediyordu ve bunlar sosyal hiyararşide Plebler'den üstteyd…

Kısaca Avrupa'da Rönesans, Hümanizm ve Yeni Çağ'daki Tarih Anlayışı

Resim
15. yy.'ın ortalarında İtalya'nın yüksek kültürel birikime sahip kentlerinden doğup, ardından Avrupa'ya yayılan rönesans ile birlikte batıda önemli değişiklikler olmuştu. Kelime manası "yeniden doğuş" olan rönesans akımı ile birlikte Avrupa'da sanata ve sanatçıya değer verilmeye başlandı. Ve yine sanatı ve sanatçıyı koruyan Mesen adı verilen bir sınıf bu yüzyılda, batıda ortaya çıktı. Bu dönemin önemli özelliklerinden birisi de hümanizm yani bilindiği üzere insan sevgisi anlayışının Avrupa'da yayılmaya başlamasıydı. 
Rönesans ile birlikte sanatın birçok alanında önemli değişiklikler oldu. Bu önemli yenilikler ilk olarak rönesansın ortaya çıktığı İtalya'da başladı. Leonardo Da Vinci, Michelangelo, Donatello, Benvenuto Cellini gibi pek çok heykeltraş bu dönemde ortaya çıktı. Tabi bu insanların mesleği sadece heykeltraşlık değildi. Bunların pek çoğu çağının önemli filozofları arasında yer aldı. Örnek olarak Leonardo Da Vinci, bu önemli filozof ve düşünü…

Hayattaki İyi Şeyler ve Kötü Şeyler Üzerine...

Resim
İyi ve kötü kavramları yaşamımızın önemli birer parçasıdırlar. Özellikle kötülük, çağlar boyunca insanlığın en büyük yaşamsal problemi olmuştur. Kimisi otoritesini korumak için kötü olmuş, kimisi de birilerinin üzerinde otorite kurabilmek için. Daha bahsedilebilecek nice kötülük türü var elbet, ancak nedense dünya kurulduğundan beri kötülükler çoğunlukla iyi şeylere hep üstün gelmişler. Mesela tarihteki savaşlar, isyanlar ve siyasi entrikalar hep böyledir. Yani bunlar içerisinde çoğunlukla pek çok kötülüğü ve kederi barındırırlar. 
Neolitik (Yeni/Cilalı) dönemde insanlar mağalardan çıkıp, tarımla uğraşmaya başlamışlar ve yerleşik hayata geçmişlerdir. Bir anlamda tüketiciliğin yanına üreticilik olgusu da eklenmiş ve bununla birlikte farklı bir şey de olmuş insan hayatında. İnsanlar bu yerleşik düzende kendilerine ait özel alanlar inşa etmişler ve burası benim diyerek diğer insanları kendi haklarına saygı duymaya zorlamışlardır. Halbuki diğer insanlar buna karşı çıksa belki özel mülkiy…